SMMM LERİN TAHSİLAT SORUNU – ARAŞTIRMA – ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Dışarıdan bakıldığında hemen hemen her ay aynı şeyler gündemde olduğundan statik bir yapı arz eden oysa her ay kendi içinde inanılmaz bir dinamizm barındıran, her türlü ve her an; hata, hile, denetim, rapor, teknoloji, işlem, kayıt, hesap verme, hesap sorma, takip, dikkat vs birçok unsuru hemde birbiri ile bağlantılı biçimde barındıran BEYİN YOĞUN bir meslektir mali müşavirlik.
Sorumlu olduğu kişi ve kurum sayısı, bilgi edinmek zorunda olduğu konu ve mevzuat; inanılmaz boyuttadır. Hiçbir serbest meslek erbabının her günü her ayı bu kadar yoğun değildir ve olamaz. Buna da hiçbir beden hiçbir beyin katlanamaz. Bir doktorun haftada 2 yoğun ameliyatı, bir mühendisin aylar boyunca süren bir projesi, bir avukatın ayda yada haftada bir önemli duruşması ve buna bağlı olarak gerilimleri vardır. Oysa yukarıda belirtildiği gibi her günü yoğun geçen, gezmede, aile ortamında, taşıtlarda, telefonda, sanal alemde velhasılı her ortamda insanların sorularıyla karşılaşan ve mutlak doğru cevap vermek zorunda olan, bazen test edilen bu meslek mensuplarının kendisinin sorumlu olduğu yakınlarından dahi kopuk halde sürdürdüğü bu meslekte emeğinin karşılığı alınabiliyormu? ASLA..
Tüm meslektaşların yıllar boyunca en önemli derdi bu olmuştur. Tabii ki bu konu mesleğin kamuoyundaki; kariyeri, onuru, saygınlığıyla da bağlantılıdır. Daha önce özellikle geçici maddelerden belge alanların ve o dönemde mesleği icra edenlerin “iş bitirici, iş takipçisi, köşe dönücü” anlayışları mesleğe karabulut gibi çökmüş ve hala bu imajın tamamı kaldırılamamıştır. Bir başka araştırma konusu olan bu hususa başka platformlarda değineceğiz ancak tahsilat konusunda önem arz eden bu bakış açısını belirtmeden geçemeyeceğiz.
Bugün devletin tüm işlerini ücretsiz yaptırdığı, eleman, kırtasiye ve iletişim maliyetlerinden tamamen kurtulup meslektaşa yüklediği bu dönemde kurduğu tahakküm ve sessiz kitle nedeniyle çözüm bulması beklenmemektedir.
Yine asıl sorumlu olan, var olma nedeni meslek ve meslektaşın sorunları olması gereken ancak mesleğin içinde olmadıklarından ve kurdukları sistemlerle hem işlerindeki düzenlerde bu sorunları yaşamayan hemde büroları olmayıp olsa dahi asla kazanamayacakları kazançları sağladıkları meslek örgütlerinde kalıcı, kesin çözüm olan, radikal, profesyonel kararlara yada uygulamalara imza atamamaktadırlar. Bu örgütlerdeki çözüm bulması gereken yönetim kurulları, komisyonlar, kurullar vs 81 ilde toplandığı takdirde azımsanmayacak boyuttadırlar. Burada sorulacak soru şudur; Ya bu konuda asla üretken olmayan bu kişilerin gerçekten potansiyeli yoktur yani düşünememektedirler, ya bu kişileri tercih eden kitle sağlıklı seçim yapamamaktadır yada bu kişiler sorunların çözümüne kasıtlı olarak katkıda bulunmamaktadır? Bu sorunun 4. bir alternatifi olmadığı gibi verilecek cevapların her bir Evet ihtimali içler acısı durum demektir.
Bu acı durumu tüm meslektaşlarımız bildiği gibi biz kendi çözümlerimizi masaya yatırıp çözüm üretmeye çalıştık.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder